Atık kumaşları çantaya dönüştürerek döngüsel ekonomiye can veren bir sosyal girişim… Türkiye’de KOBİ olmanın gerçeklerini; etki odaklı büyümeden esnaf muafiyetine, zanaatın değerinden yapay zekanın görselleştirme gücüne kadar geniş bir perspektifte ele aldık. KobiTime olarak sahadaki nabzı tuttuğumuz serimizin altıncı konuğu, çevre mühendisi ve sosyal girişimci Emrah Kurum.
Neler Konuştuk?
- Döngüsel Ekonomi Girişimciliği: Atık kumaşların Entropy Works çatısı altında tasarım ürünlere dönüşüm süreci.
- Finansal Okuryazarlık: İş Bankası Girişimcilik Şubesi’nin girişimciler için sunduğu özel destekler ve eğitimler.
- Operasyonel Kolaylıklar: Geliver.io ile kargo maliyetlerini düşürmek ve Excel ile finansal takip.
- Yapay Zekanın Stratejik Kullanımı: Ürün fotoğraflarını yapay zeka ile profesyonel konsept görsellere dönüştürmek.
- Girişimciler İçin Muafiyetler: Şirket kurmadan üretim yapmanın yolu; Esnaf Muafiyeti Belgesi.
- Zanaatın Değeri: Dijitalleşen dünyada teknik personel ihtiyacı ve el emeğinin mental rahatlığı.
Pardon, siz KOBİ misiniz?
Emrah Kurum: Entropy Works KOBİ olarak tanımlanıyor çünkü belli bir çalışan kapasitesi olduğu için Türkiye’deki birçok şirket gibi bizler de KOBİ olarak geçiyoruz. Entropy Works atık ya da üretim fazlası olan kumaşları özellikle çanta grubuna dönüştüren bir girişim. İlk aşamada atık kumaş üzerinde ilerleyecek fakat sonraki aşamalarda tüm atık grupları üzerinde ilerleyecek. Ben aynı zamanda çevre mühendisi olduğum için bu atık ve atık yönetimi meselesi üzerine çok uzun yıllardır çalışmalar yapıyorum. Entropy Works de aslında var olan bu atık türlerinin bir şekilde yönetilememesinden dolayı döngüsel ekonomi temelli bir sosyal girişim olarak bir yıl önce hayata geçti.
Girişiminizin büyüme ve yatırım modeli nasıl ilerliyor?
Emrah Kurum: Entropy Works olarak aslında küçük bir girişim olarak başlayıp öz sermayeyle ilerleyip kazandığı parayı yine işe yatıran aslında bir model üzerinden ilerledik. Çünkü ekonomik sistemlerin dalgalanması özellikle bizim gibi küçük üreticilerde, hatta bizim gibi daha da lokal üreticilerde, yerel üreticilerde daha da zorlayıcı oluyor. O yüzden ilk aşamada çok agresif yatırımlar ve büyüme hedeflerinden öte, ana amacımız zaten etki odaklı işler yapmak olduğu için etkimize odaklanıp bu etkiyi maksimuma çıkartmak için zaman içerisinde kazandıkça aslında bu etkinin çapını genişletmek üzerine ilerliyoruz.
Satış kanallarınızı ve ödeme süreçlerinizi nasıl yönetiyorsunuz?
Emrah Kurum: Bizim aslında iki satış kanalımız var; bir B2B bir de B2C diye tanımladığımız. O B2C tarafında aslında bireysel olarak sizler de girip online siteleriniz üzerinden, özellikle şu an hala web sitemiz yapılma aşamasında ama Shopier üzerinden satın alma yapabiliyorsunuz. Diğer tarafta B2B tarafında da kurumsal firmalarla yaptığımız kurumsal iş birliklerimiz var. Orada da zaten fatura kesip toplu ödeme aldığımız için EFT üzerinden ilerliyor. O yüzden bu şekilde ilerliyor genel süreçlerimiz.
Bankaların girişimcilik şubeleriyle çalışmanın avantajları nelerdir?
Emrah Kurum: İş Bankası’nın girişimcilik şubesi açıldı uzun zamandır ve çoğu ne yazık ki bilmiyor. İstanbul, Ankara, İzmir vesaire gibi farklı yerlerde de şubeleri var. Etki odaklıysan ya da tematik alanda üretim yapan bir girişimciysen ya da herhangi bir alanda, dijital alanda da olabilir, bir KOBİ ya da girişimciysen girişimcilik şubesine üye olabiliyorsun. Mesela ben şu an İş Bankası Girişimcilik Şubesi’ne üyeyim. Bunun avantajları var; şu bir girişimci üzerinden bize bakıyorlar zaten. Evet, şu an finansal hareketlerimiz görece kısıtlı olabilir fakat etkimiz orta-uzun vadede maksimuma çıkma potansiyeli var. O yüzden bize yaklaşım şekilleri, dertlerimizi anlama meseleleri çok önemli. Bu sadece aslında finansal tarafta olan iş; bunun yanında çok güzel aslında girişimcileri destekleyen eğitimler ve çeşitli destek mekanizmaları da işin içerisinde yer alıyor. O yüzden İş Bankası girişimcilik şubesi ile çalışmayı ben müthiş bir ön katkı olarak görüyorum ve bir konuya takıldığım zaman gidip soruyorum onlara. O yüzden öneririm KOBİ arkadaşlara.
Faturalama ve finansal takibi nasıl yapıyorsunuz?
Emrah Kurum: Faturalarımı e-arşiv sistemi üzerinden oluşturuyorum. Devletin tanımladığı araç dışında ekstra bir aracı üzerinden kullanmıyorum. Normal devletin tanımladığı sistem üzerinden e-arşiv faturada kesiyorum; şimdilik yetiyor. Zaten dediğim gibi çok yeni kurulan bir girişim olduğumuz için sürekli deli gibi fatura kesmediğimiz için şu an manuel olarak halledebiliyoruz. Şu an ağırlıklı olarak harcamalarımı Excel üzerinden takip ediyorum. Orada çeşitli kodları atayarak hem aylık olarak hem de kalem olarak ne amaçla kullandığımın takibini iyi yapıyorum.
Yapay zeka işinizi elinizden alır mı yoksa kolaylaştırır mı?
Emrah Kurum: Yapay zeka işimizi elimizden almaz çünkü biz üretim odaklıyız; o yüzden burada bir güvencedeyiz. Ama yapay zeka işimizi çok kolaylaştırıyor. Örneğin fotoğraf çekimi, ürün çekimi vesaire… Bunlar ortam, özellikle bizim küçük üreticilerde alan açmak ya da profesyonel bir fotoğrafçıyla çalışmak çok zahmetli işler ve zamansal olarak da aslında yönetilemeyecek şeyler. Biz de bunu nasıl çözüyoruz? Çekiyoruz bulunduğumuz yerde fotoğraflarımızı; yapay zekayla bunu “deniz kıyısında yap”, “şömine kenarında yap”, “orada yap burada yap” diyoruz. Yeni yıl geliyor; bunu yeni yıl konsepti bir çanta görseline dönüştürüp vesaire gibi görselleştirme üzerinden çok fazla kullanıyoruz ve acayip işimizi kolaylaştırdı. O yüzden Entropy Works’ün Instagram hesabına ya da LinkedIn diğer hesaplarına bakacak olursanız orada da çok fazla bunu görebilirsiniz.
Kargo maliyetlerini düşürmek için kullandığınız platformdan bahseder misiniz?
Emrah Kurum: Yeni bir aracı bir platform buldum, Geliver.io isimli. Bu platformun amacı şu: Sen A noktasından B noktasına ürün gönderecekken tüm kargo şirketlerinden senin adına indirimli ürün siparişi alıyor. Normalde 3 katına göndermek varken aslında 1/3 fiyatına gönderebiliyorsun. Bunun mantığı da şu: Normalde bizim gibi küçük üretim yapan ve çok fazla kargo gönderimi yapmayan kişiler kargo şirketine gidiyor; şirket diyor ki “sen bana aylık 100 adet, 200 adet ver ona göre indirimli fiyat çalışması yapayım” diyor. Ama bizim derdimiz zaten o tip tüketimi pompalayan ya da arttıran bir sistem olmadığı için, ihtiyaç anında bunları kullanmak olduğu için Geliver sistemini kullanıyoruz. Ben sanki çok fazla kargo gönderiyormuşçasına fiyat alıyor onlar, ben onlara ödeme yapıyorum, onlar üzerinden tüm sistemi yönetiyorum. Yine Geliver’in güzel kısmı şu: Örneğin A kişisine ürün gönderdiğinde sisteme kayıt da edebiliyorum; ertesi gün ona tekrar ürün gönderdiğin zaman yine sistemde kayıtlı olduğu için tekrar baştan fiili verilere gerek duyup zaman kaybetmiyorum. İkincisi, kargo şirketine girip elle yazıp “şu adrese gönderiyorum, telefonu şu” gibi dakikalarla uğraşmak yerine şimdi QR kod veriyor, barkod veriyor; barkodu veriyorum, tamam, bir para bile alışverişi olmuyor, direkt Geliver sistemi üzerinden yapıyorum. O yüzden çok pratik oldu.
Sosyal medya yönetimi ve reklam stratejiniz nasıl?
Emrah Kurum: Sosyal medya yönetimi kesinlikle çok önemli bir kısım. Bizim tarafta dediğim gibi üretim daha görece yavaş ilerlediği ve B2B tarafta kurumsal satışlarla ilerlediğimiz için doğal akışına bıraktık aslında süreci. Sosyal medya yönetiminde reklam vermek aslında belli bir süre sonra sistemin sürekli seni reklam vermeye zorlayan bir algoritmaya dönüştüğünü gördüm. Biz bunu butik üretim yaptığımız için nasıl kırabiliriz diye doğal bir akışını görelim, bizim takipçi kitlesinin davranış setine bunu nasıl yaygınlaştırabiliriz diye dert edindik. Yeni yıl olduğunda ve yeni yıla özel bir kreasyon tasarladıysak reklamını veriyoruz ya da başka bir özel gün olduysa ona uygun reklamlarımızı veriyoruz ama olabildiğince vermemeye çalışıyoruz. Onun yerine doğal olarak iletişimli yapılabilecek içeriği nasıl üretebiliriz diye kafa yoruyoruz.
Türkiye’de KOBİ olmanın en zor yanı nedir?
Emrah Kurum: Türkiye’de KOBİ olmanın en zor yanı, hayallerin ile sahip olduğun kaynaklar arasındaki boşluğun giderek artıyor olması bence. Kazandığı paranın önemli bir kısmını işine yatırmayan herkes günün sonunda geri düşmeye başlıyor. O yüzden bu benim için çok kıymetliydi. O yüzden şu an mesela Entropy Works tarafında kazandığım parayı şu aşamada hiçbir şekilde kendi kişisel harcamalarımda kullanmıyorum. Bu para benim değil, markanın büyümesi ve markanın ihtiyaçları üzerinde ilerlemesi üzerine ilerliyor. Bir yerden elime büyük bir para geçtiği noktada direkt o hayalini kurduğum büyük bir fabrika değil ama hangar ya da depo gibi bir yere yatırım yapıp onun üzerinden daha etki odaklı model tasarlardım.
Esnaf Muafiyeti Belgesi girişimciler için ne gibi kolaylıklar sağlıyor?
Emrah Kurum: Ben aynı zamanda tam zamanlı başka yerlerde de çalışıyorum, başka bir kurumun da yöneticiliğini yapıyorum. Eğer sizin halihazırda bir yerde sigortanız varsa ve sigortanız yatıyorsa, yeni bir şirket kurduğunuz zaman kurduğunuz o şirket üzerinden örneğin şahıs şirketi kurduğunda yeniden sigortalanmaya da Bağ-Kur’lu olmanıza gerek yok. Daha öncesinde mesela şahıs şirketim yoktu benim, esnaf muafiyeti belgem vardı. Bunu belki bilmeyenler vardır diye söylüyorum; evde üretim yapıyorsanız, elle üretim yapıyorsanız ve endüstriyel makine kullanmıyorsanız bunu vergi dairesine beyan ettiğiniz zaman size esnaf muafiyet belgesi veriyor. Yani hiç şahıs şirketi kurmadan, herhangi bir muhasebeci çalışma derdin olmadan sadece elde ettiğin gelirin belli bir limite kadar, yanlış hatırlamıyorsam %4’ünü kesinti yapıyor ve kolay bir süreç açıkçası. O yüzden evde üretimi yapıp kendini test etmek isteyen ve bu süreçleri deneyimlemek isteyenler için bence esnaf muafiyeti belgesini araştırmalarını tavsiye ederim.
İşinizi başkalarına tavsiye eder misiniz? Çocuğunuzun bu işi yapmasını ister misiniz?
Emrah Kurum: Artık herkes dijital pazarlama biliyor, herkes artık influencer, herkes artık güzel fotoğraf çekebiliyor. Fakat “bu kumaş var, bundan çanta yap” dediğin zaman “çantayı nasıl dikeceğiz?” cevabını veren yok. O yüzden teknik personel, işini iyi yapan teknik insana ihtiyaç var aslında. Şu an Entropy Works’te deneyimlediğimiz şey; evet mühendisim fakat zanaat nedir, ustalık nedir, o çıraklık nedir, belki kalfalık nedir, malzeme nedir, işçilik nedir, nasıl yapılır vesaire gibi şeyleri biz deneyimleyerek aslında bir sistem tasarlıyoruz ve bu sistemin daha kolay ölçeklenmesi için de altyapı kuruyoruz. O yüzden acayip keyif alıyorum. Bir şey dikerken podcastler, röportajlar vesaire dinliyorum ve mental olarak da rahatlıyorum açıkçası. O yüzden kesinlikle ben herkesin bir zanaat edinmesi ve bunu yaygınlaştırması gerektiğini düşünüyorum.
Entropy Works’ü Takip Edin!
Web: https://entropyworks.store/
Shopier: https://www.shopier.com/entropyworks
Instagram: https://www.instagram.com/entropy.works/
LinkedIn: https://www.linkedin.com/company/entropyworks/
Siz de KobiTime’a Konuk Olun!
İşletmenizin sorunlarını, başarı hikayesini ve sektör tecrübelerini paylaşmak ister misiniz? “Pardon, Siz KOBİ Misiniz?” serisine konuk olmak için bizimle iletişime geçin.


