Türkiye ekonomisinin bel kemiği KOBİ’lerin küresel pazarlara açılma yolculuğuna rehberlik ettiğimiz “İşin Ehline Sorduk” serimizin beşinci konuğu, fuarcılık dünyasının duayen ismi Ahmet Güler. 2002 yılında kurduğu Artkim Group ile kimyadan kozmetiğe, laboratuvar teknolojilerinden kompozite kadar pek çok stratejik sektörde Türkiye’nin ihracat vitrinini inşa eden Güler; 24 yılı aşkın tecrübesiyle Türk kimya sanayisinin küresel bir teknoloji üssüne dönüşmesine liderlik ediyor. Ahmet Güler ile 2026 yılında devreye giren yeni devlet desteklerini, dijital çağda “yüz yüze güven” inşasını ve Avrasya’nın en büyük kimya platformu Turkchem Eurasia’nın yeni vizyonunu konuştuk.
Artkim Fuarcılık’ın 24 yıllık serüveninde Türk kimya sektörünün sadece bir pazar olmaktan çıkıp küresel bir teknoloji üssüne dönüşmesine tanıklık ettiniz. Bu süreçte ihtisas fuarlarının, Türkiye’nin endüstriyel ihracat başarısına sağladığı katkıdan bahseder misiniz?
Ahmet Güler: Artkim Fuarcılık olarak 2002’den bu yana ihtisas fuarları alanında edindiğimiz tecrübe, Türk kimya sektörünün uluslararası arenada güçlü bir aktör haline gelmesinde doğrudan bir etkiye sahip oldu. Düzenlediğimiz ihtisas fuarları, Türk kimya sektörünün uluslararası pazarlara açılmasında ve yeni ihracat bağlantıları kurmasında aktif rol oynayan stratejik platformlar haline geldi. Fuar katılımcısı firmalar, ürünlerini ve teknolojilerini dünya standartlarında tanıtabiliyor, ihracat potansiyellerini ölçebiliyor ve yeni iş bağlantıları kurabiliyor. Bu da Türkiye’nin endüstriyel ihracatını güçlendiren, somut ekonomik değer yaratan bir ekosistem ortaya çıkarıyor.
24 yılı aşkın deneyimimiz, sektördeki güçlü ilişkilerin inşasını ve sürdürülebilir iş ağlarının oluşturulmasını mümkün kıldı. Bugün geldiğimiz noktada, ihtisas fuarlarının Türk kimya sektörünün küresel pazarlardaki konumunu güçlendiren en önemli ticaret platformlarından biri haline geldiğini görüyoruz.
Dijital pazarlama kanalları her geçen gün güçlense de ihtisas fuarları B2B ticaretinde hala güven inşasının merkezi konumunda. İhracat hedefleyen bir KOBİ için fuar alanında kurulan fiziksel temasın, dijital platformların sunamadığı en büyük avantajı nedir?
Ahmet Güler: Dijital pazarlama araçları her ne kadar görünürlüğü artırsa da B2B ticarette güveni inşa etmenin merkezi hâlâ fiziksel temas noktalarıdır. Dijital kanallar ne kadar gelişmiş olursa olsun, güven duygusunun temelini hâlâ yüz yüze iletişim, ürünle doğrudan temas ve canlı deneyim oluşturuyor. Yeni bir pazara girmeyi hedefleyen KOBİ’ler için potansiyel alıcıyla birebir görüşme yapabilmek, ürünün kalitesini ve şirketin kurumsal disiplinini doğrudan göstermek önemli bir avantajdır. Bu temas, sadece satış değil; uzun vadeli iş ilişkilerinin de temelini atar. Sonuç olarak sektörde güven ve prestij, dijital kanallardan çok fiziksel etkileşimle kazanılır.
2026 yılında 11. kez düzenlenecek olan Turkchem Fuarı, kimya sanayisinin tüm bileşenlerini tekrar bir araya getirecek. Bu yıl katılımcıları bekleyen ve sektörel standartları değiştirecek olan temel yenilikler nelerdir?
Ahmet Güler: 2026 edisyonunda fuar alanını yüzde otuz büyüterek dört hole çıkarıyoruz. Bu sayede daha fazla uluslararası katılımcı ağırlanacak ve fuar, Avrasya’nın en kapsamlı kimya platformu olmaya devam edecek. Katılımcılar; özel ve genel kimyasallar, petrokimya ürünleri, laboratuvar ve üretim teknolojileri, proses ve otomasyon çözümleri gibi sektörün tüm alt bileşenlerini aynı çatı altında bulacak. Ayrıca akademik oturumlar ve özel sektör panelleri ile bilgi paylaşımı ve yenilikçi Ar-Ge uygulamaları daha görünür hale getirilecek. Bu bütünleşik yapı, sektörel standartları yükseltecek ve firmalara sürdürülebilir ticaret fırsatları sunacak. Turkchem Eurasia, bugün yalnızca bir fuar değil, Türk kimya sektörünün küresel tedarik zincirleriyle buluştuğu stratejik bir ticaret platformu haline gelmiştir.
Ticaret Bakanlığı’nın 2026 itibarıyla devreye aldığı metrekare bazlı yeni destek sisteminin KOBİ’lerin fuar katılım maliyetleri üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Artkim fuarlarının prestijli fuar statüsünde yer alması, katılımcıların devletten alacağı hibe üst limitlerini değiştiriyor mu?
Ahmet Güler: 2026 yılı itibarıyla devreye alınan metrekare bazlı destek sistemi, KOBİ’lerin fuar katılımını daha planlı ve öngörülebilir hale getiren önemli bir düzenleme oldu. Bu model, firmaların katılım maliyetlerini net şekilde hesaplayabilmesine ve fuar yatırımlarını daha stratejik bir bakış açısıyla planlamasına imkân tanıyor. Artkim Fuarcılık olarak düzenlediğimiz fuarların “prestijli fuar” statüsünde yer alması, katılımcılar açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Bu statü, firmaların yararlanabileceği destek tutarlarının üst limitini doğrudan etkileyerek daha yüksek hibe imkanına erişmelerini mümkün hale getiriyor. Örneğin, Turkchem Eurasia 2026 için metrekare bazlı destek tutarı 5.307 TL, firma başına üst limit ise 1.292.800 TL olarak belirlendi. Bu destek mekanizması, özellikle ihracat hedefleyen KOBİ’lerin uluslararası platformlarda daha güçlü bir şekilde temsil edilmesini kolaylaştırıyor. Devlet destekleri sayesinde firmalar yalnızca fuara katılmakla kalmıyor; yeni pazarlara erişim, marka konumlandırma ve ihracat bağlantıları kurma açısından da önemli bir fırsat elde ediyor. Bu da fuar katılımını bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp, doğrudan ihracat ve büyüme odaklı bir yatırım haline getiriyor.
Yeni kurulan veya işini büyüten KOBİ’ler için KOSGEB’in 2 milyon TL’ye varan İş Geliştirme Desteği KOBİ’lerin fuar katılımlarına etki ediyor mu? KOBİ’ler bu teşvikleri sadece stant kiralamak için mi kullanmalı?
Ahmet Güler: KOSGEB destekleri, sadece stant kiralama maliyetini karşılamakla kalmıyor; pazarlama, lojistik, tanıtım materyalleri ve dijital görünürlük gibi alanlarda da kullanılabiliyor. Bu, KOBİ’lerin fuara daha bütüncül bir yaklaşım sergilemelerine olanak tanıyor ve yaptıkları yatırımın karşılığını daha güçlü bir şekilde almalarını sağlıyor. Söz konusu teşvikler stratejik kullanıldıklarında, sadece katılım değil; marka konumlandırma ve küresel erişim açısından da önemli bir etki yaratıyor.
Artkim’in sanal fuar platformları, 3-4 günlük fiziksel etkinliği 3 aya yayan bir sürekli pazarlama kampanyasına dönüştürüyor. Bu hibrit model, fuar bittikten sonra da standının dijitalde açık kalmasını sağlayan KOBİ’lere küresel rekabette nasıl bir avantaj sunuyor?
Ahmet Güler: Fiziksel fuarlar güven ve birebir temas açısından değerliyken, hibrit model KOBİ’ler için yeni fırsatlar sunuyor. Artkim’in sanal platformları, etkinlik süresini 3 aya kadar uzatarak katılımcıların uluslararası alıcılarla sürekli iletişim kurmasını ve ürünlerini global ölçekte tanıtmasını sağlıyor. Böylece fiziksel temasla kurulan güven dijital ortamda pekişiyor, yeni iş bağlantıları sürdürülebilir biçimde gelişiyor ve uzak pazarlara erişimde avantaj sağlanıyor. Hibrit model, fuar alanındaki canlı etkileşim ile dijital görünürlüğü birleştirerek KOBİ’lerin küresel rekabette fark yaratmasını mümkün kılıyor.
Avrupa Yeşil Mutabakatı ve SKDM kriterleri artık ihracatın temel şartı haline geldi. Yeşil dönüşümü odağına alan fuar organizasyonlarınız, Türk kimya üreticilerinin karbon ayak izini minimize etme ve çevreci tedarikçi imajını güçlendirme süreçlerine nasıl katkı sağlıyor?
Ahmet Güler: Fuarlarımızda sürdürülebilir üretim, çevre dostu kimyasallar ve yeşil teknolojilere özel alanlar ayrılıyor. Katılımcılar, çevreci çözümlerini sergilerken, SKDM kriterlerine uyumlu üretim süreçlerini doğrudan alıcılara gösterebiliyor. Bu sayede firmalar hem ihracatta rekabet avantajı elde ediyor hem de uluslararası pazarlarda çevreci tedarikçi olarak konumlanıyor. Fuar, sektörde yeşil dönüşüm bilincini güçlendiren bir katalizör görevi görüyor.
Artkim’in hedef ülkelerden getirdiği profesyonel alım heyetleri, KOBİ’lerin Afrika, Asya ve Latin Amerika gibi uzak pazarlara giriş kapısını nasıl aralıyor? Bu B2B görüşmelerde KOBİ’lerin dikkat etmesi gereken kritik noktalar nelerdir?
Ahmet Güler: Profesyonel alım heyetleri, KOBİ’lerin doğru hedef pazara doğrudan erişimini mümkün hale getiriyor. Bu sayede firmalar, uzun süreli bağlantılar kurmadan önce pazar dinamiklerini ve taleplerini yakından gözlemleyebiliyor. Kritik nokta; ürün ve fiyat stratejisinin yerel beklentilere uygunluğu, kültürel farkların ve regülasyonların doğru anlaşılması, ödeme ve lojistik süreçlerinin netleştirilmesi. Bu unsurlar, iş birliğinin sürdürülebilir olmasını sağlıyor.
Küresel ekonomik belirsizlik dönemlerinde birçok işletme pazarlama bütçelerini kısıyor. Sizce KOBİ’ler için fuar katılımı bir lüks müdür, yoksa krizden çıkmak için güçlü bir anahtar mı?
Ahmet Güler: Fuar katılımı bir lüks değil, stratejik bir yatırım aracıdır. Belirsizlik dönemlerinde doğru platformlarda görünürlük ve iş bağlantıları oluşturmak, krizden çıkmanın ve büyümeyi sürdürmenin temel şartlarından biridir. KOBİ’ler, bu tür platformlarda doğru ilişkileri kurduğunda, ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılıklarını artırır ve yeni fırsatları daha erken bir aşamada değerlendirme imkanı bulur. Özellikle ihracat hedefleyen KOBİ’ler için fuarlar, yeni pazarlara erişimin en hızlı ve en güvenilir yollarından biridir.
Genç girişimciler ve start-up’lar için fuarlar ne tür fırsatlar barındırıyor? Yeni bir markanın fuardan maksimum verim alabilmesi için tavsiyeleriniz neler olur?
Ahmet Güler: Genç girişimciler için fuarlar, marka bilinirliğini artırma, potansiyel yatırımcılarla tanışma, mentor bulma ve sektör profesyonelleriyle doğrudan etkileşim fırsatı sunar. Başarı için tavsiyem; stant tasarımını etkili kılmak, hedef kitlenin ihtiyaçlarını önceden analiz etmek, etkinlik süresince aktif ağ kurmak ve hibrit platformları kullanarak fuar sonrası etkileşimi sürdürmek olacaktır.
Hayatımıza hızla giren yapay zeka, fuar organizasyonlarını nasıl bir dönüşüme uğratacak? Sizce yapay zeka fiziki buluşmaları bitirecek mi, yoksa verimliliği artıran bir destek mekanizmasına mı dönüşecek?
Ahmet Güler: Yapay zeka, fiziki buluşmaları ortadan kaldırmayacak; aksine, daha verimli ve hedef odaklı hale getirecek. Ziyaretçi verilerini analiz ederek doğru alıcılarla eşleştirme, kişiselleştirilmiş fuar deneyimi sunma ve takip süreçlerini otomatikleştirme gibi alanlarda etkin bir destek mekanizması olacak. Yapay zeka, fuarın stratejik değerini artıracak ve katılımcıların iş geliştirme sürecini hızlandıracak.
İş hacmini artırmak ve fuar katılımından en yüksek yatırım getirisini (ROI) almak isteyen KOBİ’lere vereceğiniz en kritik tavsiye ne olur?
Ahmet Güler: KOBİ’lerin fuardan maksimum yatırım getirisini sağlaması için öncelikle hedef pazarını ve potansiyel iş ortaklarını doğru belirlemesi çok önemlidir. Stant ekibinin ürünleri etkili ve güven verici şekilde sunması, fiziksel temasın sağladığı güven avantajını artırır. Fuar deneyimini hibrit modele taşıyarak, standın dijitalde de açık kalmasını sağlamak global erişimi güçlendirir ve uzun vadeli iş bağlantılarına katkı sağlar. B2B görüşmelerde doğru sorular ve stratejik yaklaşım, temasları somut iş fırsatlarına dönüştürmeyi kolaylaştırır. Tüm bu adımlar, fuar katılımını sadece bir tanıtım etkinliği değil, sürdürülebilir iş hacmi ve büyüme için stratejik bir yatırım haline getirir. Doğru planlanan fuar katılımı, KOBİ’ler için yalnızca bir tanıtım değil, ihracat büyümesini doğrudan destekleyen stratejik bir iş geliştirme aracıdır.
Ahmet Güler Hakkında
Ahmet Güler, Artkim Group’un Kurucusu ve CEO’su olarak 2002 yılından bu yana uluslararası fuarcılık sektöründe öncü bir rol üstlenmektedir. 20 yılı aşkın süredir kimya, boya, kaplama, kozmetik, gıda, ilaç, poliüretan, kompozit, yapıştırıcı, petrokimya, üretim ve laboratuvar teknolojileri gibi stratejik sektörlerde ihtisas fuarları organize ederek Türkiye’nin endüstriyel ihracatına önemli katkılarda bulunmuştur.
Sektörel iş birliklerini güçlendiren, Ar-Ge ve inovasyonu destekleyen projeleriyle tanınan Güler, Türk kimya sanayisinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü ve görünürlüğünü artırmaya yönelik stratejik çalışmalarını sürdürmektedir.
Ahmet Güler’i LinkedIn’de Takip Edin: linkedin.com/in/ahmetguler


