Mekatronik mühendisi bir gencin, ailesinin ticari mirasını devralma hikayesi… Türkiye’de hammadde tedarikçisi olmanın zorluklarından, e-faturanın kolaylığına; gümrükteki yasal haklardan, neden faiz yerine ticareti seçtiğine kadar her şeyi filtresiz konuştuk. KobiTime olarak sahadaki nabzı tuttuğumuz serimizin yedinci konuğu, Bayramcan Ercan.
Neler Konuştuk?
- Aile İşini Devralmak: Babasının başlattığı dokunmamış (non-woven) kumaş hammadde sektöründe ikinci kuşak olmanın getirdiği sorumluluklar.
- Finansal Disiplin ve Nakit Akışı: Neden kredi kullanmadıklarını ve %100 nakit çalışmanın işletmeyi nasıl koruduğunu.
- Operasyonel Hız: WhatsApp vs Email: Dijitalleşmede mailin neden ilkel kaldığı ve WhatsApp’ın ticareti nasıl hızlandırdığı.
- Gümrük ve Bürokrasi Mücadelesi: İthalat süreçlerinde karşılaşılan engeller ve yasal hakları kullanarak verilen mücadeleler.
- Gelecek Vizyonu: Yatırım tercihlerinde neden borsa veya faiz değil de sıcak paranın döndüğü ticaretin tercih edildiği.
Pardon, siz KOBİ misiniz?
Bayramcan Ercan: Bence KOBİ değiliz, KOBİ’den de küçüğüz ama bir ara KOBİ’ydik. Tabii ülkemizde büyük fabrikası olmayan herkes KOBİ olarak değerlendiriliyor galiba. Biz de bir KOBİ olarak elimizden geldiğince ülkemize katkı sağlamaya çalışıyoruz.
Bize kendinizden ve şirketinizden bahseder misiniz?
Bayramcan Ercan: Adım Bayram Can Ercan. Ticaret yapan bir babanın oğluyum; babam başlattı bu sektörü. Kendimi bildim bileli, çocukken yaz dönemlerinde ve hafta sonlarında hep çalışıyordum. Üniversiteden 2015’te mezun oldum, o seneden beri de işin başındayım. Şirketimiz non-woven (dokunmamış) kumaş hammaddesi alımı satımı yapıyor. Islak mendilin hammaddesi, bebek bezi ve diğer kullan-at ürünlerde de kullanılıyor bu malzemeler. Bizim işimiz ithalat ya da yurt içinden tedarik edip, tır bazlı veya kamyon bazlı alanlar değil de; 1 ton, 2 ton alan daha küçük üreticilere hammadde tedarik etmektir. Kısacası hammaddeciyiz. Yaptığım iş biraz makineye dayalı, pek insan gücü gerektirmediği için çalışan sayımız çok az; şu an bir kişi, bir de ben dahil iki kişi çalışıyoruz.
Finansman süreçlerinizi nasıl yönetiyorsunuz? Neden nakit çalışıyorsunuz?
Bayramcan Ercan: Biz neredeyse %100 nakit çalışıyoruz. Tabii bunun bir sebebi var; pek bir seçeneğimiz yok. Müşteri bizden mal veya hizmet almak zorunda olduğu için bu durum bir avantaj. Ancak biz bu yönümüzü bilerek gidip adama 10 liralık malı 100 liraya satmıyoruz. Elimizden geldiğince 10 liralık mala 11 lira demeye çalışıyoruz ki o da uygun şekilde malını alsın, biz de ödememizi alalım ve sistem dönsün. Çünkü nakit olmayınca; çekle, senetle, alacak verecekle, “abi bugün yarın” diyerek işler dönmüyor, hiçbir sektörde dönmez. Daha geçen hafta bankacı aradı, “Bayram Bey hiç kredi kullanmamışsınız, nedir bu?” dedi. Biz yıllardır hep öz sermaye ile çalışıyoruz. Allah’a şükür şu an piyasada hiç alacağımız yok.
Dijitalleşme ve e-fatura süreçleri işinizi nasıl etkiledi?
Bayramcan Ercan: Yıllardır İş Bankası’nı kullanıyoruz. Onların bir programı var, ismini tam hatırlayamadım ama İşNet fatura olması lazım, onu kullanıyoruz; gayet kolay. Eskiden faturaları elle kesiyorduk. Ülkemiz bu e-devlet ve e-fatura konusunda gayet güzel bir noktada, keşke daha önce geçseydik. İletişim tarafında ise bence email artık çok ilkel bir iletişim biçimi kalmış; her şey WhatsApp’tan dönüyor ve bence dönmeli de. WhatsApp ile daha hızlı ve aktif oluyorsun. Adam ürün görseli istiyor; mail attığında ulaştı mı ulaşmadı mı belli değil. Ama WhatsApp’tan hem görseli atabiliyorsun hem de hesaplarını orada tutabiliyorsun. Ürün çıktı mı, araç bilgisi, konum atma gibi konularda mailden kim konum atacak bu devirde? O yüzden bence en büyük markalar bile WhatsApp kullanıyordur.
Yapay zeka iş süreçlerinize dahil oldu mu?
Bayramcan Ercan: Yapay zekanın iyi olduğu yerler var, bir de istese de iyi olamayacağı yerler var. Mesela bizim işimiz insan gücüne bağlı; bir palet malı tırın içine yükleyeceksin, bunu yapay zeka yükleyemez. Otonom araçlar olsa belki yapar ama her yerde olmaz. Ben şahsen bizim işimizde yapay zekayı pek bir yere uyduramadım. Belki başkası görse farklı bir fikir verebilir ama ben şu an pek kullanamıyorum.
Ticarette operasyonel süreçlerin kolaylaşması için önerileriniz var mı?
Bayramcan Ercan: Lojistik tarafında küçük dokunuşlar ticareti rahatlatır. Normalde tırların belli bir genişliği var, küçük KOBİ’lerin taşıma yaptığı kamyonetlerin genişlik izinleri ise daha dar. Bunları aynı ölçü yapsalar benzin tüketimi azalır, ülkenin dış borcu azalır. Bu tarz küçük dokunuşlar ticareti, ülkeyi ve işletmeleri rahatlatır.
İthalat ve gümrük süreçlerinde yaşadığınız bir zorluktan bahseder misiniz?
Bayramcan Ercan: Bir keresinde malın orijinini gösteren Menşe Şahadetnamesini ibraz ettim. Mal Almanya’dan geliyordu ama gümrükteki memur bey “bu malın Almanya’dan geldiğine inanmıyorum” dedi. Ben de yasal hakkımı kullanarak taahhüt ödemesi yaptım. Konteyner limanda bekleyip demoraj (günlük 30-40 dolar) yazmasın diye binlerce dolar yatırıp malımı çektim. O da araştırmaya gönderdi ve haksız olduğu anlaşıldı. Malımı aldım, sonra paramı geri aldım. Üstelik o sırada dolar arttığı için oradan da bir kazancım oldu.
Yatırım tercihinizi nasıl yaparsınız: Borsa mı, ticaret mi?
Bayramcan Ercan: Kesinlikle işime yatırmayı tercih ederim. Bana babamdan öğretilen ticaret; paranın çalışarak kazanıldığıdır. Borsada plaza alanı görmedim ama çalışarak plaza kuranı çok gördüm. Nakit para, yani sıcak para sadece ticarette vardır. Bugün bir binanız olsa, değeri 10 milyondan 50 milyona çıksa ama onu nakde çeviremedikten sonra cebinizde yine para yok demektir. Sabit bir ekonomi her zaman ticaret için daha iyidir.
Sizin için vizyon mu daha önemli para mı?
Bayramcan Ercan: Öncelikle vizyona ihtiyacımız var. Her başarının temelinde bir hayal yatar, hayal de vizyona bağlıdır. Benim şahsi fikrim; yurt dışı seyahatleri vizyonu çok artıran bir şey.
Aileden kalan bir işi devam ettirmek hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bayramcan Ercan: Aileden kalan herhangi bir iş velinimettir. Bugün sonsuz paranız olsa bile “ne iş yapsam” diye karar verene kadar yıllar geçer. En azından burada bir yönüm, bir hedefim var. Babamın başlattığını devam ettirmek güzel bir nimet. Benim gözlemim; babasının işini devam ettirenler her zaman daha mutlu, ettirmeyenler ise hala hayatta kendini arıyor. Varsa böyle bir imkan bence değerlendirmek lazım.
Gençlere ve yeni nesle tavsiyeleriniz nelerdir?
Bayramcan Ercan: İstediğin kadar zengin ol, akşam yemeğinde kaç tabak yemek yiyebilirsin? Kapıda 10 tane Ferrarin olsa kaçına binebilirsin? Çok paranın bir ehemmiyeti yok; sağlıklı bir vücudun olsun, güzel bir ailen olsun, yetecek kadar paran olsun ve dünyayı gez yeter. Yarın kimin çıkacağı belli değil, o yüzden ben daha lokal, dertsiz ve sade bir hayatı tercih ediyorum.
Bayself Wipes’ı Takip Edin!
Siz de KobiTime’a Konuk Olun!
İşletmenizin sorunlarını, başarı hikayesini ve sektör tecrübelerini paylaşmak ister misiniz? “Pardon, Siz KOBİ Misiniz?” serisine konuk olmak için bizimle iletişime geçin.


