E-ticaret artık yalnızca ürünlerin dijital bir rafta sergilendiği bir satış kanalı değil; verinin, algoritmaların ve lojistiğin iç içe geçtiği çok katmanlı bir ekosistem haline geldi. 2026 yılına girdiğimiz şu günlerde, Türkiye e-ticaret pazarı 24 trilyon TL’lik devasa bir hacme ulaşırken, oyunun kuralları “Agentic Ticaret” ve “Yapay Zeka Odaklı Keşif” çerçevesinde yeniden yazılıyor.
TOBB E-ticaret Meclis Üyesi Cenk Çiğdemli’nin de belirttiği gibi: “Tüketici artık arama yapmak yerine yönlendiriliyor, sepetten çok deneyim satın alıyor.” Bu dönüşümün merkezinde yer alan verileri, trendleri ve siber güvenlik risklerini Kobitime merceğiyle inceliyoruz. Küresel ölçekte Amazon, Google veya Çinli devlerin yarattığı bu yeni rekabet zemini, Türkiye’deki yerel oyuncuları teknoloji trendlerini sadece izlemekten ziyade, bu trendleri birer iş modeline dönüştürmeye zorluyor.
Kartlı Ödemelerin Anatomisi: 24 Trilyon TL Nereye Gidiyor?
BKM ve GÖSAŞ verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye’de kartlı ödeme alışkanlıkları zirve noktasına ulaştı. Toplam banka ve kredi kartı sayısı bir önceki yıla göre %5,8 artarak 460 milyon adede ulaştı. Bu kartların 142 milyonunu kredi kartları, 318 milyonunu ise banka kartları oluşturuyor.



E-Ticaretin Payı ve Harcama Eğilimleri
- Hacim: Toplam kartlı alışveriş hacmi 24 trilyon 62 milyar TL seviyesine yükseldi. Bu pastanın 6 trilyon 706 milyar TL’si doğrudan e-ticaret üzerinden gerçekleşti.
- Sektörel Liderlik: E-ticaretin toplam harcamalar içindeki payının en yüksek olduğu alanlar Seyahat (%57), Elektronik (%51) ve Yapı Malzemeleri (%46) olarak öne çıkıyor. İlginç bir veri olarak; e-ticaret harcamalarında en yüksek artış %86 ile sağlık ve kozmetik, %85 ile market sektörlerinde görüldü.
- Taksitli Alışverişin Gücü: Kredi kartı harcamalarının %80,5’i peşin olsa da, e-ticaret tarafında kullanıcılar taksitli işlemlere yöneliyor. Taksitli e-ticaret harcamalarının payı %57,8’e yükselmiş durumda.
- Temassız Devrim: 2025 yılında temassız işlem adedi 7,96 milyar seviyesine ulaşarak toplam işlemlerin %68’ini oluşturdu. Bu, fiziksel mağazalardaki hızın e-ticaretin “tek tıkla ödeme” vizyonuyla birleştiğini gösteriyor.
*Eğer işletmeniz e-ticaret kanalında geniş taksit seçenekleri sunmuyorsa, pazarın yarısından fazlasını rakibinize kaptırıyor olabilirsiniz. Özellikle E-fatura İptal ve İade Süreçleri gibi teknik konularda operasyonel mükemmellik sağlamak, bu hacmi yönetmenin ilk adımıdır.
Agentic Ticaret: “Ben Seçtim” Değil, “Asistanım Seçti”
2026’da müşteri yolculuğu artık sitenizin içinde değil, dışında başlıyor. Ürün keşfi, arama motorlarından ve pazar yerlerinden çıkarak yapay zeka sohbet ekranlarına (Gemini, Copilot vb.) taşınıyor. Google’ın Gemini üzerinden ‘sohbet içinde alışveriş’i Walmart gibi devlerle entegre etmesi, bu kanalın bir deney değil, yeni bir alışveriş katmanı olduğuna işaret ediyor.
GenAI Görünürlüğü ve AI Vibe Coding
Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, 2026’da yarışın sadece fiyat üzerinden değil, yapay zeka odaklı keşif kanalları üzerinden devam edeceğini vurguluyor. 2026’da kazananlar, teknoloji trendlerini sadece izleyenler değil, bu trendleri iş modeline dönüştürebilenler olacak.
- Yapay Zeka Vitrini: Ürün verisi, kullanıcı yorumları ve SSS bölümleri, yapay zeka asistanlarının “anlayacağı ve önereceği” formatta (Structured Data) optimize edilmelidir. Niyetini söyleyip seçenekleri daraltmak isteyen yeni nesil tüketici için GenAI görünürlüğü artık hayati önem taşıyor.
- Macaly ve Vibe Coding: Doğal dilde verilen komutlarla web uygulamaları oluşturulmasını sağlayan Macaly gibi platformlar, KOBİ’lerin 10 dakika içinde tam teşekküllü satış sayfaları kurmasına olanak tanıyor. Bu satın alma, 2026’nın e-ticaret için tam bir “AI yılı” olacağını gösteren en somut adımlardan biri.
Lojistik ve İade: Masraf Değil, Bir Pazarlama Silahı
DHL’in 2026 öngörüleri, teslimat ve iadenin dönüşümde belirleyici ana eksen haline geldiğini kanıtlıyor. Özellikle tekstil sektöründe iade oranlarının %90’a kadar ulaşması, lojistiği bir “Görünmez Değer Havuzu”na dönüştürüyor. DHL e-Ticaret Trendleri Raporu’na göre, alışveriş yapanların %79’u kötü iade politikaları nedeniyle alışverişi tamamlamıyor.
- Bracketing Alışkanlığı: Tüketicilerin bir ürünü birden fazla beden veya renkte sipariş edip, uymayanları iade etme alışkanlığı (bracketing), küresel olarak 62,5 milyar dolarlık bir hacim yaratıyor. Kadın elbiseleri gibi kategorilerde bu oran %90’lara ulaşabiliyor.
- Sadakat Mekanizması: Online alışveriş yapanların %79’u, iade politikası beklentilerini karşılamıyorsa satın alma işleminden vazgeçiyor. Bu durum, iadenin bir masraf kalemi değil, bir sadakat ve ikna aracı olduğunu gösteriyor.
- Döngüsel Ekonomi: DHL ReTurn Network gibi sistemler, iade edilen ürünlerin aynı gün içinde incelenip yeniden satışa sunulmasını sağlayarak stok maliyetlerini minimize ediyor. Yenilenmiş ürün ve ikinci el pazarları, özellikle elektronik ve moda tarafında 2026’da büyümesini sürdürecek.
2026’nın 6 Kritik E-Ticaret Trendi
Cenk Çiğdemli’ye göre 2026’da kazananı belirleyecek 6 stratejik başlık şunlar:
- Agentic Ticaret: “Ben seçtim” değil, “Asistanım seçti” dönemi. AI alışveriş asistanlarının kararları domine etmesi.
- Checkout Savaşı: Ortalama sepet terk oranları %70 seviyesinde. Kazananlar, müşteriyi ikna edenler değil, yormayanlar (tek tıkla ödeme, misafir ödeme) olacak.
- Teslimat + İade: İade süreçlerinin bir “müşteri hizmeti” olmaktan çıkıp sadakat mekanizmasına dönüşmesi. Hızlı teslimat tek başına yetmeyecek; “nerede ve nasıl gelir?” sorusuna anlık cevap istenecek.
- Sosyal & Canlı Ticaret: “Link koymaktan” ziyade, kampanya bazlı içerikten sürekli “shoppertainment” (alışveriş eğlencesi) akışına geçiş. Uygulama içi ödeme ve topluluk üzerinden güven inşası ön planda.
- Perakende Medya: Pazar yerlerinin devasa reklam ağlarına dönüşmesi. Görünürlük maliyetleri artarken, marka siteleri, sadakat programları ve üyelik modelleri tekrar önem kazanacak.
- Döngüsel Ekonomi: Yenilenmiş ürün ve onarım ekosisteminin operasyonel bir stratejiye dönüşmesi. Sürdürülebilirlik artık etik bir başlık değil, maliyet optimizasyonu demek.
Siber Güvenlik: Yapay Zekanın Karanlık Yüzü
Büyüyen hacim, siber saldırganların iştahını kabartıyor. Kaspersky verilerine göre, B2B fidye yazılımı saldırıları 2023’e kıyasla %152 oranında artış gösterdi. Sektördeki fidye yazılımı tespitlerinden etkilenen kullanıcı sayısındaki bu keskin tırmanış, özellikle hedefli saldırıların ne kadar tehlikeli olduğunu kanıtlıyor.
- Fidye Yazılımı Tehdidi: Trojan-Ransom.Win32.Dcryptor ailesi gibi zararlı yazılımlar, meşru DiskCryptor araçlarını kullanarak sistemleri şifreliyor. Perakende şirketlerinin %8,25’i geçtiğimiz yıl bu kabusu yaşadı.
- Gizlilik Çıkmazı: Ürün keşfinde kullanılan sohbet botları, kullanıcıları doğal dilde talepler paylaşmaya teşvik ediyor. Bu durum, tercihlerin ve bağlamsal bilgilerin açığa çıkmasına neden olarak ciddi gizlilik riskleri yaratıyor. Sohbet kayıtları artık işlem verileri kadar hassas.
- Görsel Arama Riskleri: Fotoğraf yükleyerek ürün arama (Visual Search) yaygınlaştıkça, görsellerdeki hassas verilerin (yüzler, ev içi ortamlar, kargo etiketleri) siber saldırganların eline geçme riski artıyor.
- Phishing (Oltalama): Saldırıların yarısından fazlası (%50,58) doğrudan çevrimiçi mağazaları hedef alıyor. Yoğun kampanya dönemleri, saldırganlara oltalama içeriklerini meşru iletişimlerle harmanlama fırsatı sunuyor.
Stratejik Öngörü
2026 yılı e-ticaret oyuncuları için “teknolojiyi izleme” değil, “teknolojiyi iş modeline dönüştürme” yılıdır. 24 trilyon TL’lik bu devasa pazarda kalıcı olmanın yolu, yapay zeka odaklı bir vitrin oluşturmaktan, kusursuz bir lojistik deneyimi sunmaktan ve siber güvenliği bir maliyet değil, bir temel yapı taşı olarak görmekten geçiyor. Ödeme çeşitliliği artık kayıp sepeti azaltan bir zorunluluk haline gelirken, hızlı iade süreçleri markanızın en güçlü pazarlama argümanı olacaktır.


