Allianz Trade, 2025 yılı raporlarına “yeni ticaret yolları” temalı kapsamlı analizini ekledi. Rapora göre jeopolitik restleşmeler, korumacı politikalar ve iklim değişikliği etkileriyle giderek parçalanan küresel düzen, ticareti yeni rotalara zorluyor.
Bu dönüşümün tam kalbinde ise Türkiye, Doğu ile Batı arasında yükselen yeni eksen olarak öne çıkıyor.
Türkiye: Yeni Küresel Ticaret Koridorlarının Bölgesel Köprüsü
Allianz Trade ekonomistlerine göre jeopolitik mesafenin %10 artması, iki ülke arasındaki ticareti %2 azaltıyor. Bu nedenle siyasi uyum, güçlü bölgesel ittifaklar ve esnek tedarik zincirleri artık kritik önemde.
Rapor, Türkiye’nin rolünü şöyle tanımlıyor:
- Orta Koridor’un kilit ülkesi (Çin–Asya–Avrupa hattı)
- Basra Körfezi → Anadolu Kuzey–Güney hattının geçiş noktası
- Enerji, lojistik ve ulaştırma ağlarının jeostratejik merkezi
Bu konum, Türkiye’yi hem enerji güvenliği hem tedarik zinciri çeşitliliği açısından “kilit ülke” konumuna taşıyor.
Küresel Ticaretin Yarısı Hâlâ Yerleşik Rotalarda
Rapora göre yalnızca 2024’te ticaret kısıtlamaları üç kat artarak 2,7 trilyon dolarlık malı etkiledi. Bu durum üretimin “friendshoring” ve bölgeselleşme yönünde kaymasını hızlandırdı.
2025’te beklenen küresel ticaret büyümesinin tamamına yakını:
- ABD’nin Çin’den ithalatı yeniden yönlendirmesi,
- Ek gümrük vergileri öncesi yapılan sevkiyat hızlanmaları,
- Tedarik zinciri çeşitlendirmesi
gibi etkenlerden oluşuyor.
Buna rağmen küresel ticaretin %50’den fazlası halen klasik rotalarda devam ediyor:
- Süveyş Kanalı (%12)
- Malakka Boğazı (%40)
- Hürmüz Boğazı (küresel petrolün beşte biri, LNG’nin %20’si)
- Ren–Tuna, Yangtze gibi iç su yolları
- Rotterdam, Hamburg, Şanghay, LA gibi mega limanlar
- Dubai, Frankfurt, Heathrow gibi hava yolları düğüm noktaları
Süveyş ve Panama kanalları, kapasite ve tıkanıklık nedeniyle yüksek riskli noktalar olmaya devam ediyor.
Yeni Rotalar Yükseliyor: Orta Koridor, Güney–Kuzey Hatları, Chancay Limanı
Raporda öne çıkan yeni ticaret eğilimleri şöyle:
- Orta Koridor yük hacmi 2023’te %86 arttı.
- Kazakistan demiryolu hacmi 2024’te %63 yükseldi.
- Kızıldeniz riskleri, Ümit Burnu çevresindeki rotaları yeniden öne çıkardı.
- Hindistan–Orta Doğu–Avrupa Koridoru, bölgesel ticarette yükselen alternatiflerden biri.
- Çin’in finanse ettiği Peru Chancay Limanı, Pasifik–Latin Amerika hattının yeni kritik noktası.
Rapora göre rotaların bazıları siyasi kısıtlar nedeniyle tam verimli kullanılamıyor; gereksiz terminaller ortaya çıkabiliyor.
2030: Entegre, İklimle Uyumlu Ticaret Platformları Dönemi
Rapora göre 2030’a kadar ticaret yolları:
- liman altyapısı,
- enerji,
- dijital varlıklar,
- lojistik ağları
ile birlikte entegre platformlara dönüşecek.
Lobito Koridoru, ASEAN geçişleri ve Hindistan–Orta Doğu–Avrupa hattı gibi projelerin geleceğinde:
- garantiler,
- ESG bağlantılı finansman
- standartlaşmış KÖİ modelleri
belirleyici olacak.
Raporda şu vurgu öne çıkıyor:
“Önümüzdeki on yılın kazananları, mevcut koridorları güçlendiren ve dayanıklı ticari bağlantıları rekabet avantajına dönüştüren ülkeler ve şirketler olacak.”
KOBİ’ler İçin Önemi
Bu rapor, Türkiye’deki KOBİ’ler açısından üç kritik mesaj taşıyor:
- Yeni ticaret koridorlarının merkezinde Türkiye var.
İhracat yapan veya yapmak isteyen KOBİ’ler için yeni pazar fırsatları büyüyor. - Tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor.
Lojistik maliyetleri, rota çeşitliliği ve teslim süreleri eskisinden daha fazla dalgalanıyor. KOBİ’lerin esnek yapılar kurması gerekiyor. - Küresel ticarette yavaşlama riskleri devam ediyor.
2026 ve 2027’de beklenen düşük büyüme hızları, firmaların risk yönetimi ve finansal dayanıklılık stratejilerini önem kazanıyor.
Daha fazla içerik için Güncel Haberler sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.


